İtalyan Arşivlerindeki Belgelere Göre Son Dönem Osmanlı Mimarisi


Karadavut E. (Yürütücü), Dündar A.

TÜBİTAK Projesi, 2214/A YURT DIŞI DOKTORA SIRASI ARAŞTIRMA BURS PROGRAMI, 2026 - 2026

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 2214/A YURT DIŞI DOKTORA SIRASI ARAŞTIRMA BURS PROGRAMI
  • Başlama Tarihi: Mayıs 2026
  • Bitiş Tarihi: Aralık 2026

Proje Özeti

Osmanlı Devleti’nin son dönemleri hem geleneksel üslubu koruma gayretinin hem de Batı menşeli barok, rokoko ve ampir gibi üslupların aynı anda görüldüğü özgün bir mimari dönüşüm devridir. Bu süreçte Batı ile kurulan yoğun ilişkiler, Osmanlı sanatının anlaşılmasında Avrupalı gözlemcilerin tanıklıklarını önemli kılmaktadır. Çalışmanın kapsamı, 18. yüzyılın sonundan imparatorluğun yıkılışına dek Osmanlı topraklarını ziyaret eden İtalyan seyyahların seyahatname, hatırat ve görsel dokümanlarıyla sınırlıdır. Diplomat, tüccar, bürokrat veya sanatkâr kimliğiyle eser bırakmış tüm İtalyanlar “seyyah” kabul edilmiş, Osmanlı vatandaşı olan Levantenler ise kapsam dışında tutulmuştur.

Bu dönemin incelenmesi hem Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki mimari eğilimleri anlamak açısından hem de fotoğrafın icadıyla yapıların özgün halleriyle belgelenmeye başlanması bakımından önemlidir. Osmanlı, Batı karşısında güç kaybı yaşarken bir yandan geleneksel üslubu sürdürmüş, diğer yandan Avrupa kökenli mimarların katkılarıyla yeni üslupları benimsemiştir. Bu bağlamda İtalyanların ayrı bir konumu vardır. Osmanlı-İtalyan ilişkileri Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren köklü bir geçmişe sahiptir; Gentile Bellini’nin İstanbul’a gelişi veya Cenevizlilerin fetihte sunduğu destek gibi örnekler bu yakınlığın göstergesidir. Bununla beraber Osmanlı’nın son dönemine kadar; Giovanni Francesco Rossini, Luigi Mayer ve Fausto Zonaro gibi ressamlar yüzyıllar boyunca Osmanlı’ya gelmişlerdir. Ayrıca İtalya’nın Rönesans mirası, İtalyan seyyahların sanat ve mimariye yönelik gözlemlerine özel bir derinlik kazandırmıştır. Diğer Batılılara kıyasla 1911’e kadar Osmanlı ile doğrudan askeri çatışmaya girmemiş olmaları, daha objektif yorumlar yapabilmelerine de zemin hazırlamıştır.

Seyahatnameler, yalnızca yapılar hakkında bilgi vermekle kalmaz; seyyahların neyi vurguladıkları veya hangi özellikleri görmezden geldikleri üzerinden bakış açılarını da yansıtır. Sanat tarihi çalışmaları genellikle biçimsel ve bağlamsal analizlerle ilerler. Seyyahların anlatıları bu bağlamda, yapıların neden ve nasıl inşa edildiğine dair ipuçları sunarak toplumun sosyo-kültürel arka planına ışık tutar. Osmanlı’nın son döneminde inşa edilen eserlerin yalnızca “ne” olduklarını değil, “neden” bu şekilde vücuda geldiklerini anlamak açısından İtalyan seyyahların değerlendirmeleri kıymetlidir.

Araştırma soruları, seyyah kavramının kapsamından İtalyanların diğer Avrupalılardan farkına, seyahatnamelerdeki önerilerin dikkate alınıp alınmadığından baniler ve mimarlarla olan tanışıklıkların etkisine kadar çeşitlenmektedir. Ayrıca İtalyan seyyahların hangi şehirleri ziyaret ettikleri, hangi yapı türlerini kaydettikleri ve gözlemlerinin Osmanlı mimarisinin tanıtımına katkıları da sorgulanmaktadır.

Roma başta olmak üzere İtalya’daki devlet ve özel arşivleri, Osmanlı’yı ziyaret eden seyyahlara ait belgeler açısından oldukça zengindir. Vatikan Arşivi, Propaganda Fide Arşivi veya San Luca Akademisi gibi kurumlarda önemli kaynaklar yer almaktadır. Araştırmanın Roma Sapienza Üniversitesi desteğiyle yürütülmesi, erişim ve referans kolaylığı sağlamaktadır. Bununla beraber Roma ve Floransa Milli Kütüphaneleri gibi büyük kütüphaneler vasıtasıyla çalışmamızda ihtiyaç duyacağımız kaynakların temini sağlanabilmektedir. Ayrıca envanterinde Türk-İslam dönemi eserlerin bulunduğu müzeler çalışmamıza katkı sağlayacaktır. Danışmanımız Prof. Fabio L. Grassi’nin Osmanlı-İtalyan ilişkilerindeki uzmanlığı da projeyi güçlendirmektedir.

Sonuç olarak bu çalışma, Osmanlı’nın Batılılaşma sürecini İtalyan seyyahların gözünden ele alarak, dönemin mimari eserlerine dair özgün ve karşılaştırmalı bir bakış açısı geliştirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca seyyahların gözlemleri, Osmanlı mimarisinin yalnızca Osmanlı içindeki değil, Avrupa’daki algısını da anlamak için eşsiz veriler sunmaktadır. Buna ek olarak seyyahlar aracılığı ile başta İtalya olmak üzere Avrupa’nın 19-20.yy’larda Türk-İslam kültüründen ne derecede etkilendiklerine dair veriler de sunmaktadır.