Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Kamu Hukuku, Türkiye
Tez Danışmanı: Ahmet Kılınç
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
İnsanın krediye olan ihtiyacı ilk zamanlardan beri karşımıza çıkan bir olgudur. Kredinin olduğu yerde borcun olması, borcun olduğu yerde ise mütemerrit borçlunun olması gayet doğaldır. İcra hukuku borcunu kendi rızasıyla öde(ye)meyen borçluları konu aldığından icra hukukunun da insanlık tarihi kadar eski olduğu ifade edilebilir. İlk zamanlarda icranın konusu kişinin bedeni olmuş, ilerleyen süreçte insanoğlu alacağına karşılık olarak borçlusunun malvarlığına yönelmiştir. Çalışmamızda Türk icra hukukunun 1870 senesindeki Nizamname'den, 1932 tarihli ve halen yürürlükte bulunan İcra ve İflas Kanunu'na değin yaşadığı serüven bütünsel bir şekilde ve kavram odaklı olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda yürürlüğe konan 1879, 1914 ve 1929 tarihli Kanunlarda yer alan hükümler mercek altına alınmıştır. Bu kapsamda arşiv vesikalarından, icra hukukuna ilişkin yazılmış kitap ve şerhlerden, dönemin gazete ve dergilerinden istifade edilmiştir. Dört temel bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde icra hukukunun tarihi ve icra hukukuna ilişkin kavramlar, ikinci bölümünde icra teşkilatı ile görev ve yetki meseleleri, üçüncü bölümünde icra hukukuna ilişkin genel meseleler, dördüncü ve son bölümde ise icra usulleri incelenmiştir. Çalışmanın geneline bakıldığında tarihi süreç içinde alacaklı ile borçlu arasında bir dengenin kurulmaya çalışıldığı görülmektedir. Ayrıca kimi kanunlar öz ve yetersiz oluşları itibariyle hukukçuları tatmin etmemiş, kimi kanunlar ise fazla teknik ve çetrefilli oldukları gerekçesiyle yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Hali hazırda yürürlükte bulunan 1932 tarihli Kanun ise anlaşıldığı kadarıyla hukuk tarihinin konusu olmak üzeredir. Bu kapsamda eldeki çalışma ile kanun koyucuya rehberlik edecek tarihi tecrübe aktarılmaya çalışılmış ve icra hukukunun özünde yatan gerilimler ortaya konmuştur.