Perkütan nefrolitotomi ameliyatında giriş sayısının renal fonksiyonlar üzerine etkisinin teknesyum-99m-dimerkaptosüksinik asit sintigrafisi ile değerlendirilmesi


Doç. Dr. MEHMET CANİKLİOĞLU

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilim , Türkiye

Tez Danışmanı: Abdullah Demirtaş

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)

Özet:

Amaç: Perkütan nefrolitotomi (PNL) ameliyatının renal fonksiyonlar üzerine etkisini toplam fonksiyon (TF), tedavi edilen taraftaki (TET) fonksiyon, tedavi edilmeyen taraftaki fonksiyon (NTET), giriş yeri fonksiyonu (GYF) ve tedavi edilen tarafta giriş yapılmayan pollerin fonksiyonu (NGYF) açısıdan değerlendirmek.Gereç ve Yöntem: PNL yapılan 37 hastaya ameliyat öncesinde dimerkaptosüksinik asit (DMSA) sintigrafisi ve rütin laboratuar testleri uygulandı. Ameliyatın hemen sonrasında laboratuar yöntemleri yinelendi. Ameliyat sonrası DMSA sintigrafisinin çekilme zamanı ise hasta grubunda randomize edildi. DMSA değerlendirmesinde her böbrek üç pole bölünerek incelendi. Hastalar tüm grupta ve zaman dilimlerinde, erken ve geç dönemde (6 aydan önce ve sonra) değerlendirildi. Ayrıca ameliyat öncesinde fonksiyonları kötü olanlarla olmayanlar fonksiyonel iyileşme yönüyle karşılaştırıldı. Prognozu belirlemede bir eşik parametrenin varlığı araştırıldı.Bulgular: Tüm grup ve zaman diliminde olguların TF'sinde sınırda anlamlı bir artış, TET'te anlamlı düşüş, NTET'te anlamlı artış, GYF'de anlamlı düşüş, NGYF'de anlamsız değişim saptandı. Ameliyat öncesi TF'si %20'nin altında olan hastalarda daha belirgin fonksiyonel iyileşme görüldü. Erken dönemde kreatininde artış, BUN/kreatinin oranında düşme, TET'te düşüş, NTET'te artış belirgindi. Geç dönemde ise TF'de artış, TET'te düşüş belirgindi. NTET'te geç dönem değişimi anlamsızdı. İki böbreğin kompanzasyon mekanizmaları açısından yapılan korelasyon anlamsızdı.Sonuç: PNL böbrek fonksiyonlarının korunmasında tüm grupta ve zaman diliminde güvenli bir ameliyattır. Erken dönemde TET'te fonksiyonel bir zayıflama olmasına karşın TF bundan etkilenmemekte ve uzun dönemde de bu sonuç değişmemektedir. Böbreklerin kompansatuar mekanizmalarını tanımlamak adına daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Giriş sayısı bu sonuçları değiştirmemektedir. Ameliyat öncesi TF'si %20'nin altında olan olgular PNL'den daha fazla fayda görmektedirler. BUN/kreatinin oranının cerrahinin prognoza etkisini değerlendirmede prediktif bir değeri olup olmadığı hakkında yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.