Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Felsefe Ve Din Bilimleri Böl., Türkiye
Tez Danışmanı: İsmail Çetin
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Analitik felsefeye göre idealist felsefe bilgilendirmekten ziyade biçimlendirici ve
normatiftir. Gerçek hayattaki tüm kesinsizlikler ve tutarsızlıklar yok sayılır. Somut insan
ve sorunları değil, evrensel insan (kendinde varlık) muhatap alınır: mutlak bir kesinlik ve
bütünsel tutarlılık arayan saf akıl yegâne evrensel değer kabul edilir. Platon'dan
Descartes'e, Descartes'ten Hegel'e idealist felsefenin tek derdi (canlı bir sözün yankısı
olmak yerine) evrensel bir dogma arayışından ibarettir. 2500 yıllık bu felsefi yaklaşıma
tepki olarak doğan analitik felsefe, canlı bir oluş dünyası hakkında bilgi iddiasında
bulunan sabit ve durağan ontolojik ve epistemolojik yapılara karşı gelişen bir eleştirel
felsefe paradigmasıdır. Analitik felsefeye göre sonsuzca değişken ve olumsal bir
dünyanın bilgisi de doğal olarak dinamik ve dolayısıyla müphem olmak durumundadır.
Çünkü dinamik olmayan bilgi, aslına uygun olmadığı için daha en baştan tutarsız ve
geçersizdir. Oysa doğası gereği bilgi hayattaki olumsallığı mumyalamak durumundadır.
Wittgenstein bu paradoksu aşmak için yöntem olarak ‘felsefî teorileri’ değil, “felsefî
soruşturmalar”ı seçmekte; soyut bilgiye dayalı ‘açıklama’yı değil, somut yaşam endeksli
dinamik ‘anlama’yı esas alan bir ‘gündelik dil felsefesi’ paradigması önermektedir.