Deneysel Alzheimer Modelinde Apilarnil’in NaV1.6 kanalı ve Endoplazmik Retikulum Stresi ile İlişkili Nöroprotektif Etkileri


Arş. Gör. TAHA BERKAY BOR

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yozgat Bozok Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri, Türkiye

Tez Danışmanı: Züleyha Doğanyiğit

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Alzheimer hastalığı, son yıllarda dünya çapında yaygınlaşarak, hafıza ve diğer bilişsel işlevlerde kademeli bir düşüşe neden olan agresif bir nörodejeneratif bozukluk olarak öne çıkmaktadır. Bu hastalık üzerine yapılan araştırmalar son yıllarda hız kazanmış olsa da, yeni yaklaşımların geliştirilmesine ve daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Asırlardır pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan doğal bir bileşen olan Apilarnil'in nöroprotektif etkisi, Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıklardan korunma açısından potansiyel taşımaktadır.

Bu çalışmada, deneysel Alzheimer modeli, Balb/C ırkı erkek farelere intraserebroventriküler olarak 5 µl hacminde Aβ1-42 peptidi enjeksiyonu ile oluşturulacaktır. Apilarnil’in nöroprotektif etkisini araştırmak amacıyla, Aβ1-42 peptidi enjeksiyonundan önce farelere 15 gün boyunca 800 mg/kg dozda Apilarnil oral gavaj yöntemiyle verilecektir. Davranış testlerinin tamamlanmasının ardından farelerin beyin dokuları dissekte edilecek, Western blot analizi ve qRT-PCR’da kullanılacak dokular -80°C’de saklanacak, histolojik ve immunohistokimyasal analizler için kullanılacak dokular ise doku takip işlemi sonrası parafin bloklara gömülecektir.

Histolojik analizlerde hipokampal alandaki histomorfolojik değişiklikler değerlendirilecek; Western blot, immunohistokimya ve qRT-PCR analizleri ile amiloid β ve endoplazmik retikulum (E.R) stresiyle ilişkili anahtar proteinlerin ekspresyon seviyeleri analiz edilecektir.

Sonuç olarak, bu çalışma ile Apilarnil’in Alzheimer hastalığı üzerindeki nöroprotektif etkisi ve E.R stresi sinyal yolağı ile ilişkisi incelenecek, elde edilen veriler Alzheimer hastalığının mekanizmasının aydınlatılmasına ve yeni terapötik stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.