İMAM ÂSIM'IN RAVİLERİNDEN EBÛ BEKİR ŞU'BE VE HAFS B. SÜLEYMAN ARASINDAKİ RİVAYET FARKLILIKLARININ TAHLİLİ
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yozgat Bozok Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri, Türkiye
Tez Danışmanı: Mehmet Altuntaş
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Kıraat ilmi, Kur’ân’ın tefsir
edilmesine ve diğer İslamî ilimlerin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Zamanla Kurrânın
ihtilaf ettiği bazı Kur’ân lafızlarının farklı vecihleri ve bunun neticesinde
anlamda meydana gelen değişiklikler tefsir ve diğer İslâmî ilimler alanında göz
ardı edilemeyecek bir birikim oluşturmuş, aynı zamanda bunların gelişmesine
katkı sağlamıştır.
Kıraat
ilminde önemli bir yere sahip olan Âsım, mütevâtir kıraat imamlarının beşincisidir. Kıraat
silsilesinde üçüncü tabakada yer alır. Yaşadığı
dönemde önemli ilim merkezlerinden biri olan Kûfe’de “şeyhu’l-kurrâ” olarak
kabul edilirdi. Âsım, hayatı boyunca Kûfe’de kıraat ilmine hizmet etmiş ve pek
çok kimseye Kur’ân okutmuştur. Meşhur talebeleri Şu‘be ve Hafs’ın dışında
kıraat-ı seb‘a imamlarından Hamza ez-Zeyyât ve Süleymân el-A‘meş, İmam-ı Âzam
Ebû Hanife, Süfyân es-Sevrî, Halil b. Ahmed
ve Basra ekolünün imamlarından dokuzuncu kıraat İmamı Ya‘kub’un hocası Sellâm
b. Süleymân el-Müzenî’nin de hocalarındandır.
Âsım’ın kıraatı, birkaç kelime haricinde
kural dışı okuyuşlarla; imâle, işmâm, teshîl gibi istisna sayılabilecek bir iki
yer dışında, Arap olmayanlara zor gelebilecek unsurların bulunmaması, senedinin
sağlamlığı, kıraatın sadeliği gibi sebeplerle zamanla İslâm dünyasının her
bölgesine yayılmış ve Müslümanların çoğunluğu tarafından okunan bir kıraat
olmuştur.
Âsım’ın kıraat ilminde bir üstad olmasında hocalarının, Ebû
Abdurrahmân es-Sülemî, Zir b. Hubeyş, Ebû Amr eş-Şeybânî gibi kıraatta otorite kimseler olması da etkili
olmuştur.
Âsım’ın kıraatı bize Şu‘be ve Hafs ile ulaşmıştır. Şu‘be ve Hafs rivayetleri
arasında 29 sûrede hiç ihtilaf
yokken, geriye kalan 85 sûrede toplamda
520 ihtilaf vardır. Bunun sebebi ise Âsım’ın, birinci ravisi olan Şu’be’ye Zir
b. Hubeyş’in Abdullah b. Mes‘ud’dan öğrendiği kıraati, ikinci ravisi Hafs’a ise
Ebû Abdurrahman es-Sülemî’nin Hz. Ali’den öğrendiği kıraati öğretmesidir.
Bu
ihtilaflara genel olarak baktığımızda, Şu‘be ve Hafs rivayetlerinin manaya etki
eden ihtilaflarını; nasb, cer, ref okuyuşlar, gaib-muhatap, müfred-cemi‘,
müzekker-müennes, ma‘lum-meçhul farklılıkları, fiillerin farklı kalıplarda
gelmesi ve ismin; masdar, ismi zaman,
ismi mekan şeklinde okunması oluşturuyor. İhtilaflı okuyuşlardan İmâle, iskân,
teshîl, tahfîf vb. uygulamaların manaya etkisi yokken manaya etkisi olmayan
med, izhâr, ihfâ, iklâb gibi uygulamalarda Şu‘be ve Hafs arasında ihtilaf
yoktur.
Şu‘be ve Hafs arasında kelimelerin; imâle,
iskân, işmâm, teshîl, tahfîf gibi sadece telaffuzuna yönelik bazı farklılıklar bulunduğu
gibi; harf ve hareke farklılığı olanları da vardır. Fakat harf ve hareke farklılığı
bulunan ihtilaflar, kelimelerin farklı bir anlam kazanmasına sebep olur ise de,
kesinlikle âyetlerde bir çarpıklık ve tezat teşkil etmez. Aksine her bir kıraat,
âyete değişik açılardan bakılmasını sağlamakta ve mana zenginliği kazandırmaktadır.
Günümüzde Hafs rivâyeti okunan ve bilinen bir kıraat
olarak meşhur olmuşken, Şu‘be rivâyeti sadece okunan bir ilim olarak kalmıştır.
Âsım kıraatı Hafs rivâyetinin, diğer kıraat ve rivâyetlerden daha çok okunmasında;
rivayet zincirinin sağlamlığı, edâ itibariyle kolay olması, bunlarla beraber arap olmayanların yapmakta zorlanacakları
İhtilâs, taklîl, teshîl, revm, imâle gibi kıraat vecihlerinin istisna yerler
dışında olmaması, bazı istisna uygulamaların da yok denecek kadar az olması
etkili olmuştur.