Türk Jinekolojik Kanser Vakfı Kongresi, Ankara, Türkiye, 3 - 05 Nisan 2026, ss.41-42, (Özet Bildiri)
Amaç: Human papilloma virüs (HPV) enfeksiyonu servikal intraepitelyal neoplazi ve serviks kanserinin en önemli etiyolojik
faktörüdür. HPV genotiplerinin servikal lezyon dereceleri ile ilişkisi klinik yönetim açısından önem taşımaktadır. Bu
çalışmanın amacı kolposkopi uygulanan hastalarda HPV genotip dağılımını belirlemek ve HPV genotiplerinin yüksek dereceli
servikal lezyonlar (CIN2+) ile ilişkisini değerlendirmektir.Gereç-Yöntem: Bu kesitsel çalışmada kolposkopi yapılan ve HPV genotiplendirme sonucu bulunan toplam 229 hasta
retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların demografik verileri, HPV genotip sonuçları ve kolposkopik/histopatolojik
bulguları kayıt altına alındı. Servikal lezyonlar CIN2- (negatif ve LSIL/CIN1) ve CIN2+ (HSIL/CIN2, HSIL/CIN3 ve
adenokarsinom) olarak iki gruba ayrıldı. HPV genotipleri ile CIN2+ lezyonlar arasındaki ilişki ki-kare testi ve odds oranları (OR)
ile değerlendirildi. Bağımsız risk faktörlerini belirlemek amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi uygulandı.
İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi.Bulgular: Toplam 229 hastanın kolposkopi sonuçları incelendiğinde %49.8’inde negatif bulgu, %35.8’inde LSIL/CIN1,
%5.2’sinde HSIL/CIN2, %8.3’ünde HSIL/CIN3 ve %0.9’unda adenokarsinom saptandı. En sık görülen HPV genotipleri HPV16
(%39.3) ve HPV18 (%16.6) idi. (Tablo 1.)CIN2+ lezyon gelişimi açısından HPV genotipleri değerlendirildiğinde HPV16 pozitifliğinin CIN2+ riskini anlamlı şekilde
artırdığı saptandı (OR=2.08, %95 CI: 1.30-5.90, p=0.007). Benzer şekilde HPV18 pozitifliği de CIN2+ lezyonlarla anlamlı ilişki
gösterdi (OR=2.60, %95 CI: 1.12-6.06, p=0.022). Multipl HPV enfeksiyonu bulunan hastalarda da CIN2+ riski anlamlı olarak
yüksek bulundu (OR=2.75, %95 CI: 1.29-5.84, p=0.007). Diğer HPV tipleri ile CIN2+ lezyonlar arasında anlamlı ilişki
saptanmadı (p=0.333). Hastaların yaş ortalamaları CIN2- ve CIN2+ gruplarında benzerdi (47.5±9.7 vs 46.5±9.1 yıl, p=0.574).Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde HPV16 (OR=3.54, %95 CI: 1.25-10.06, p=0.018) ve HPV18 (OR=3.06, %95 CI:
1.20-7.82, p=0.019) bağımsız olarak CIN2+ lezyonlarla ilişkili bulundu. Model istatistiksel olarak anlamlıydı (Omnibus testi
p=0.013) ve iyi uyum gösterdi (Hosmer–Lemeshow p=0.779). (Tablo 2., Resim 1.)Sonuç: Bu çalışmada kolposkopi uygulanan hastalarda en sık saptanan HPV genotipleri HPV16 ve HPV18 olup, bu
genotiplerin yüksek dereceli servikal lezyonlar ile anlamlı şekilde ilişkili olduğu gösterilmiştir. Özellikle HPV16 ve HPV18
pozitifliği CIN2+ gelişimi açısından bağımsız risk faktörleri olarak bulunmuştur. Bulgularımız, bölgemizdeki tarama
programlarında HPV16 ve 18 pozitifliği saptanan hastaların, diğer yüksek riskli tiplere oranla daha agresif bir kolposkopik
değerlendirme ve takip sürecine alınması gerektiğini desteklemektedir. Bu bulgular HPV genotiplendirmesinin servikal
lezyonların risk sınıflandırılmasında ve hasta yönetiminde önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir.