7. Uluslararası Asklepios Tıp, Hemşirelik, Ebelik ve Sağlık Bilimleri Kongresi, Priştine, Kosova, 16 - 18 Ocak 2026, cilt.1, ss.168-175, (Tam Metin Bildiri)
Çocuk istismarı ve ihmali, tarihsel süreçten günümüze uzanan, toplumların sosyo-kültürel, ekonomik ve hukuki yapılarını derinden sarsan evrensel bir halk sağlığı sorunudur. Çocuk ihmali ve istismarı, çocukların ruhsal, fiziksel ve sosyal gelişimini ve yaşamını etkilemektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından çocuk istismarı, çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen her türlü eylem olarak tanımlanmaktadır ve fiziksel, cinsel, duygusal, ekonomik istismar ve ihmal olmak üzere çok boyutludur. Çocukluk döneminde maruz kalınan istismar ve ihmal, ruhsal bozuklukların gelişiminde güçlü bir risk faktörü olarak tanımlanmaktadır. İstismar sadece akut fiziksel yaralanmalarla sınırlı kalmamakta; bireyin nörobiyolojik gelişimini sekteye uğratmakta, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete, disosiyatif bozukluklar ve intihar eğilimi gibi yaşam boyu süren ağır psikopatolojilere de sebep olabilmektedir. Bu bağlamda, sağlık sistemi içerisinde çocukla en uzun süreli ve nitelikli teması kuran hemşirelerin rolü kritik bir önem taşımaktadır. Hemşirelerin, çocuk istismarının erken tanılanması ve bildirimine katkı sağlaması ile mağdur çocuklara yönelik güvenli ve bütüncül bakımın sunulmasında önemli bir işlevi bulunmaktadır. Bu derlemede, çocuk istismar türleri, çocuk üzerindeki ruhsal etkileri ve hemşireliğin önleme, tanılama ve müdahaledeki rolü literatür doğrultusunda ele alınmıştır.