The Importance of the Management of Anaesthesia During Surgery for Sacrococcygeal Teratoma in the Newborn


Creative Commons License

Yardımcı C.

Turkish Journal of Anaesthesiology and Reanimation, vol.6, no.40, pp.332-334, 2012 (Other Refereed National Journals)

  • Publication Type: Article / Case Report
  • Volume: 6 Issue: 40
  • Publication Date: 2012
  • Doi Number: 10.5152/tjar.2012.017
  • Title of Journal : Turkish Journal of Anaesthesiology and Reanimation
  • Page Numbers: pp.332-334

Abstract

Sacrococcygeal teratoma is the most common germ cell tumor in newborn infants. Teratomas with unknown etiology can cause problems in the management of surgery and anaesthesia during operation since they can reach high pressure levels due to increased blood supply. A sacrococcygeal teratoma was diagnosed with prenatal ultrasound and a 4050 g 40 week newborn, was born with C/S. The physical examination was unremarkable except for a solid mass the size of 15x10 cm in the sacrococcygeal region. Preoperative anaesthesia examination of the case was within normal limits and at the second day of her life the mass was excised. The invasive arterial and central venous pressures with esophageal temperature monitorization was assured and severe bradycardia, hypotension, and hypoxemia developed during the operation. With close invasive monitorization, the changes were realised immediately and treated effectively. The importance of invasive arterial and venous pressure monitoring in patients operated on during the neonatal period with giant sacrococcygeal teratoma, is highlighted in this report.

Key Words: Sacrococcygeal teratoma, newborn, anaesthesia

Sakrokoksigeal teratom (SKT), yenidoğanlarda en sık karşılaşılan germ hücreli tümördür. Etyolojisi tam olarak bilinmeyen bu teratomların büyük boyutlara ulaşabilmesi, fazla kanlanması nedeniyle, operasyon esnasında cerrahi ve anestezi yönetimi açısından sorunlara neden olabilmektedir. Prenatal dönemde ultrasonografi ile SKT tanısı konulan ve 40. haftada C/S ile, 4050 gr olarak dünyaya gelen yenidoğanın fizik muayenesinde sakrokoksigeal bölgede 15x10 cm büyüklüğünde solid kitle dışında özellik yoktu. Preoperatif tetkikleri normal sınırlarda bulunan olguya hayatın 2. gününde kitle eksizyonu yapıldı. İnvazif olarak arter, ven basınçları ve sıcaklık monitörizasyonuyla takip edilen olguda, operasyon esnasında ciddi bradikardi, hipotansiyon ve hipoksemi gelişti. İnvazif monitörizasyonla yakın takip edilen, bu nedenle de değişikliklerin anında fark edildiği olgumuz etkin müdahale ile kısa sürede düzeldi. Bu yazıda yenidoğan döneminde opere edilen dev SKT’li olgularda operasyon esnasında uygulanan invazif arter ve ven basıncı monitörizasyonunun son derece önemli olduğunu vurguladık. Anahtar Kelimeler: Sakrokoksigeal teratom, yenidoğan, anestezi