Fate of Positivism in the Context of Religious Critical Approaches


Creative Commons License

Gökhan Y.

Kaygı. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi, vol.19, no.2, pp.542-569, 2020 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 19 Issue: 2
  • Publication Date: 2020
  • Doi Number: 10.20981/kaygi.790348
  • Title of Journal : Kaygı. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi
  • Page Numbers: pp.542-569

Abstract

According to the pozitivist paradigm, metaphysical beliefs are baseless and unscientific. They are almost no different from the fairy tale. However, in the world of these fairy tales, there are gigantic and magnificent temples and libraries full of books. Moreover, these structures are so many that it will not be an exaggeration to say that even though it is possible to pull them out of the world, there would be no traces of the magnificent structures on earth. However, no matter how magnificent, unfortunately they have lost their meaning. A whole human history consists of a huge illusion and its ruins are the tombs of God. What is more dangerous than the gigantic structures are the giant metaphysical structures that remain in the minds that they need to be demolished immediately and rational structures to be built instead. This study aims to reveal the fate of the positivist rationality developed in parallel with the Enlightenment and a general route of the ship of positivism with a panoramic perspective.

Pozitivist paradigmaya göre metafizik inançlar temelsiz ve bilim dışıdır. Adeta peri masalından farksızdırlar. Ancak söz konusu peri masallarının dünyanın her tarafına serpiştirilmiş devasa büyüklükte sanat harikası tapınakları ve kütüphaneler dolusu yazılı külliyatları bulunmaktadır. Öyle ki eğer onları çekip almak mümkün olsa dünyadan, yeryüzünde insanlık namına şaheser kalmazdı dense abartı olmayacaktır. Ancak ne kadar ihtişamlı olursa olsunlar anlamlarını kaybetmişlerdir. Bütün bir insanlık tarihi koca bir yanılsamadan, kalıntıları da adeta “tanrıların türbeleri”nden ibarettir artık. Devasa fiziki yapılardan daha tehlike olan ise zihinlerde kalan devasa metafizik yapılardır ki, ivedilikle yıkılmaları ve yerine rasyonel yapıların inşası gerekmektedir. Bu çalışma, Aydınlanma paralelinde gelişen pozitivist rasyonalitenin serencamını ve pozitivizm gemisinin genel bir güzergahını, panoramik bir perspektifle ortaya koymayı amaçlamaktadır.