KABÜLÜNÜN 105. YILINDA İSTİKLAL MARŞI VE MİLLİ ŞAİRİMİZ MEHMED AKİF ERSOY 6. ULUSLARARASI SEMPOZYUMU, Şanlıurfa, Türkiye, 12 Mart 2026, ss.83-89, (Tam Metin Bildiri)
Bu çalışma, Mehmed Âkif Ersoy’un
Kur’an meali hazırlama teşebbüsünü “vazgeçiş” kavramı etrafında ele almakta ve
süreci erken Cumhuriyet dönemi din politikaları bağlamında değerlendirmektedir.
İnceleme iki aşamalı olarak yapılandırılmıştır: İlk aşamada Türkiye Büyük
Millet Meclisi tarafından yapılan resmî görevlendirme; ikinci aşamada ise
Âkif’in Mısır’daki çalışma süreci ve meali yayımlamaktan vazgeçişi
incelenmektedir.
TBMM zabıtlarında görevlendirme
açık biçimde yer almakla birlikte, vazgeçiş gerekçesine dair doğrudan bir kayıt
bulunmamaktadır. Bu nedenle araştırma, hatıratlar, yakın çevre tanıklıkları ve
dönemin entelektüel atmosferi üzerinden ilerlemektedir. Bulgular, Âkif’in geri
çekilişinin siyasî bir tepki ya da bilinçli bir direnişten ziyade, Kur’an
tercümesini son derece ağır bir dinî sorumluluk olarak görmesinden
kaynaklandığını göstermektedir. Nitekim Âkif, tamamladığı bölümleri Elmalılı
Hamdi Yazır’a göndermiş, aldığı ücreti iade etmiş ve metnin Elmalılı’nın tefsir
çalışmasına katkı sağlaması hâlinde kullanılabileceğini ifade etmiştir.
Bu tutum, Âkif’in meali kendi şahsî
kudretinin ötesinde gördüğünü ve işi ehline bırakmayı tercih ettiğini ortaya
koymaktadır. Çalışma, söz konusu vazgeçişi erken Cumhuriyet’te dinî metinlerin
kurumsal çerçevede yeniden düzenlenmesi süreciyle birlikte ele almakta; Âkif’in
tavrını kutsal metne karşı duyulan ahlakî hassasiyetin tarihsel bir örneği
olarak değerlendirmektedir.
Sonuç olarak yarım kalan meal
teşebbüsü, Mehmed Âkif’in düşünce dünyasında kutsal metnin taşıdığı ağırlığı ve
erken Cumhuriyet’in din alanındaki dönüşümünü birlikte okumaya imkân veren
önemli bir tarihsel kesit sunmaktadır.
This paper examines Mehmed Akif
Ersoy’s Qur’an translation project through the concept of “withdrawal,”
situating it within the broader context of early Republican religious policies.
The study is structured in two stages: first, the official appointment by the
Turkish Grand National Assembly; second, Akif’s work in Cairo and his
subsequent decision not to publish the translation.
While parliamentary records clearly
document Akif’s appointment, they provide no explicit explanation for his
withdrawal. Therefore, this research relies on memoirs, testimonies from Akif’s
close circle, and the intellectual climate of the period. The findings suggest
that Akif’s decision should not be interpreted as a political reaction or an
act of intellectual resistance. Rather, it stemmed from his perception of
Qur’an translation as an overwhelming religious responsibility that exceeded
his personal authority.
Indeed, Akif transferred the
completed sections of his work to Elmalılı Hamdi Yazır, returned the payment he
had received, and stated that his translation could be used if it contributed
to Elmalılı’s officially commissioned tafsir. This gesture reflects Akif’s
conviction that such a sacred task should be entrusted to those he considered
more qualified.
The paper argues that Akif’s
withdrawal represents an ethical and theological stance grounded in reverence
for the sacred text, rather than opposition to state policies. By situating
this episode within the institutional reorganization of religious life in early
Republican Turkey, the study interprets Akif’s unfinished project as a
significant historical moment revealing both his personal piety and the broader
transformation of religion–state relations.