ORTADOĞU VE TERÖRİZM TERÖRİZM: TERÖR, TERÖRİZM VE ORTADOĞU’DA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN GENEL DEĞERLENDİRMESİ


Creative Commons License

Karabulut A.

Ortadoğu: Kavramlar, Temalar, Tarihsel Süreç, Siyaset, Sosyokültürel Yapı ve Ekonomi, Doç.Dr. İskender Karakaya, Editör, Nobel Yayınevi, Ankara, ss.291-314, 2026

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2026
  • Yayınevi: Nobel Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.291-314
  • Editörler: Doç.Dr. İskender Karakaya, Editör
  • Yozgat Bozok Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Terör kavramı, tarihsel ve güncel bağlamda birçok farklı tanıma ve değerlendirmeye tabi tutulmuş, çok boyutlu yapısı nedeniyle evrensel bir tanım geliştirilmesini zorlaştırmıştır. Şiddet, ideoloji, örgütlenme düzeyi ve hedef kitlenin niteliği gibi unsurlar üzerinden yapılan tanımlamalar, kavramın yalnızca belirli yönlerini yansıtmaktadır ve terörün çok katmanlı yapısını açıklamada yetersiz kalmaktadır. Terörizmin, ideolojik ve sistematik bir şiddet yöntemi olarak tanımlanması, otorite oluşturma çabalarının bir yansımasıdır. Ancak, bu kavram yalnızca ideolojik saiklerle değil, aynı zamanda devletin zayıf olduğu, merkezi otoritenin çöktüğü veya güvenlik boşluklarının oluştuğu coğrafyalarda da daha görünür hale gelmektedir. Ortadoğu, bu bağlamda, terörün devlet otoritesinin eksik olduğu bölgelerde nasıl yayıldığını gösteren çarpıcı örneklerle doludur. İran ve Irak'taki merkezi yönetim boşlukları, radikal grupların yükselmesine ve terör eylemlerine başvurmasına neden olmuştur. Özellikle DEAŞ, El Kaide ve İslami Cihat gibi örgütler, merkezi otoritenin zayıf olduğu bölgelerde güç kazanmış ve şiddet ile korkuyu bir iletişim aracı olarak kullanmıştır. Bu örgütler, dini söylemleri ideolojik araç olarak kullanarak toplumsal istikrarı zedelemiş ve halkı sindirme stratejileri geliştirmiştir. Benzer şekilde, Suriye, Yemen, Lübnan ve Mısır gibi ülkelerdeki terör yapıları, kendi ideolojik söylemleri üzerinden toplumsal kontrol sağlamakta ve korku kültürünü inşa etmektedir. Sonuç olarak, terör, yalnızca bir güvenlik tehdidi değil, aynı zamanda toplumsal yapıları ve kültürel dinamikleri etkileyen ideolojik bir olgudur. Terörle mücadelede, sadece güvenlik önlemleri değil, kültürel ve toplumsal yapının güçlendirilmesi de önemlidir. Bu bağlamda multidisipliner bir yaklaşım, etkili çözümler sunmak adına gereklidir.