Sporcularda Kibir (Hubris) Sendromu Düzeylerinin Çeşitli Demografik ve Psiko-Sosyal Değişkenler Açısından İncelenmesi
17. Ulusal Spor Bilimleri Öğrenci Kongresi, Yozgat, Türkiye, 12 - 14 Mayıs 2026, ss.84-85, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Yozgat
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.84-85
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Yozgat Bozok Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Özet: Spor, bireylerin fiziksel gelişimini destekleyen ve takım ruhunu besleyen bir alan olmasının yanı sıra, yüksek rekabet ve başarı güdüsünün etkisiyle güç zehirlenmesi olarak da bilinen kibir (hubris) sendromuna zemin hazırlayabilen bir yapıya sahiptir. Bu çalışmanın amacı, farklı branşlarda faaliyet gösteren sporcuların Sporda Kibir (Hubris) Sendromu düzeylerini belirlemek ve bu düzeylerin çeşitli demografik ve psiko-sosyal değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline dayalı olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini, kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiş 128'i kadın ve 41'i erkek olmak üzere toplam 169 lisanslı sporcu oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacılar tarafından hazırlanan "Demografik Bilgi Formu" ve sporcuların kibir düzeylerini ölçmek amacıyla geliştirilen 12 madde ve 3 alt boyuttan (Kendini Beğenme, Kendini Başkalarından Üstün Tutma, Özgüven) oluşan "Sporda Kibir (Hubris) Sendromu Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmış; anlamlı farklılıkların kaynağını belirlemek için ise Tukey çoklu karşılaştırma testinden faydalanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, sporcuların cinsiyet, spor branşı türü (bireysel/takım), lisanslı sporculuk süresi, haftalık antrenman süresi, sporu yapma amacı, takımda kaptanlık görevi üstlenme durumu ve spordaki başarılarını öznel olarak değerlendirme biçimlerine göre hubris sendromu toplam ve alt boyut puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Diğer taraftan, spor kariyerinde daha önce ciddi bir sakatlık geçiren sporcuların "kendini başkalarından üstün tutma" alt boyutu ve genel kibir puanları, sakatlık geçirmemiş olanlara kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Benzer şekilde, antrenörüyle ve takım arkadaşlarıyla olan ilişkisini "zayıf" ve "orta" olarak nitelendiren sporcuların, ilişkilerini "çok iyi" olarak nitelendiren sporculara kıyasla hubris sendromu ve üstünlük kurma puanlarının anlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, düzenli veya zaman zaman psikolojik destek alan sporcuların, psikolojik destek almayanlara göre kendilerini başkalarından daha üstün görme eğiliminde oldukları belirlenmiştir. Sonuç olarak, sporda kibir sendromunun yaş, cinsiyet veya branş gibi temel demografik özelliklerden ziyade; sporcunun geçirdiği travmalar, takım içi dinamikleri, otoriteyle olan bağları ve psikolojik durumu ile doğrudan ilişkili çok boyutlu psiko-sosyal bir olgu olduğu görülmektedir. Elde edilen bu bulgular, kibirli tutumların önlenmesinde sporcuların yalnızca sportif becerilerine değil, iletişim, empati ve sportmenlik gibi ahlaki gelişimlerine de odaklanılması gerektiğine işaret etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Hubris Sendromu, Sporda Kibir, Sporcu, Psiko-Sosyal Değişkenler, Spor Yaralanmaları.