Osmanlı'da Bir Ceza Yöntemi : Falaka


Aykurt Ç.

2. 21. Yüzyılda Türk Dünyası ve Sosoyal Bilimler Sempozyumu, Ankara, Türkiye, 8 - 09 Mayıs 2026, cilt.2, ss.5-6, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 2
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.5-6
  • Yozgat Bozok Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

OSMANLI’DA BİR CEZA YÖNTEMİ : FALAKA

A Method of Punishment in the Ottoman State: Falaka

Öz

Falaka cezasının uygulanması , “falakaya yatırmak, falakaya çekmek, falakaya yıkmak” gibi

deyimlerle adlandırılmıştır. Falaka, bir buçuk metre uzunluğunda ve bilek kalınlığındaki sırığın bir

ucundan diğer ucuna çift ip bağlanmak üzere meydana getirilmişti. Falaka çocukları cezalandırmak

amacıyla kullanılmıştır. Dayak yiyecek olanların ayakları, falakaya iyice sıkıştırıldıktan sonra

falakanın bir ucunu sınıf çavuş, öbür ucunu da başka bir talebe tutar idi. Hocanın yardımcısı

durumundaki değnek destesini eline alır, hocanın uygun olduğu değneği vermeye başlardı. Kabahatine

göre falakanın uygulanışı ve sopa adedi değişebilirdi. Vurulacak sopa sayısı ise dayak atma yetkisine

sahip olan kimsenin insafına kalmıştı. Bunlar: Mest, potin üstüne (hafif), mest, potin çıkarılarak çorap

üstüne (az ağır), yalın ayak (ağır), ıslak ayak (daha ağır), kuvvetli bükmelerle zincirli falaka (pek ağır)

olmak üzere altı çeşit falaka tatbik edilmekteydi. Bu altı çeşit dışında bir de ayaktan başka vücudun

neresi gelirse oraya vurmak suretiyle uygulanmaktaydı. Çocuğu tutan arkadaşları, koluna girip

kaldırırlar idi. Ayağına basamadığı için adeta sürüklüye sürüklüye avluya indirirmekteydi. Burada

musluk altında ağrılarını dindirmeye çalışırlardı.

II.Abdülhamid döneminde (1876-1909), askerî okullarda falaka cezası uygulanmaktaydı.

Falaka, yalnız dersini bilmeyenlere ya da yaramazlık yapanlara uygulanmazdı. Dışarda anne ve

babasına karşı kabahat yapanlar ailesi tarafından okula getirilir idi. Hocaya rica edilerek falakaya

yatırılmaktaydı. Bazen okullarda topluca kabahat yapanların hepsi birden falakaya yatırılmaktaydı. Bu

cezalandırmaya “ayak birliği” ya da “el birliği” denmekteydi.

Tanzimat döneminde de falaka ilk ve orta dereceli okullarda uygulanmıştır. Maarif

Nizamnamesinde, değneğin cins ve nitelikleri belirtilmiş idi. II.Meşrutiyet döneminde falaka

yasaklanmıştır. Ancak taşra okullarında bu uygulama yine devam etmiştir. Falaka, Cumhuriyet’in ilk

yıllarına kadar devam etmiştir. Falaka cezalarının uygulanması edebiyatta, tiyatro ve hatıra türünde

birçok eserlere de konu olmuştur.


Anahtar Kelimeler: Falaka, II.Abdülhamid, Tanzimat, II.Meşrutiyet,