Giriş: Araştırmada kulak arkası, dijital işitme cihazı kullanan hastaların ses hortumlarında zamanla oluşan deformasyonların cihazdan elde edilen kazanca olan etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ters horn etkinin yaratabileceği yüksek frekans kayıpları göz önüne alarak presbiakuzi ile uyumlu, yüksek frekanslara doğru artış gösteren, bilateral, simetrik, sensorinöral işitme kaybı bulunan, 56- 86 yaş aralığındaki 20 hastayı çalışmamıza dahil ettik. Bulgular: Eski ve yeni standart ses hortumları ile yapılan cihazlı serbest alan ölçümlerinde 2000 Hz ve 4000 Hz’deki işitme eşikleri ve konuşmayı ayırt etme yüzdesindeki artışlar istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Probe tüp mikrofon ölçümlerinde ise 1600, 2000, 2500, 4000 ve 6000 Hz’de istatistiksel olarak anlamlı artışlar tespit edildi. Ses hortumu kullanım süresi ile eski ve yeni hortumlu cihazlı serbest alandaki 2000 Hz ve 4000 Hz’deki artışlar ile probe mikrofon ölçümlerinde 2000 Hz üzerindeki artışların korele olduğu görüldü. Sonuç: Dijital kulak arkası işitme cihazlarında ses hortumu deformasyonunun yüksek frekanslarda belirginleşen kazanç kayıplarına neden olmaktadır. Presbiakuzi gibi yüksek frekanslarda sensorinöral işitme kaybına sahip hastaların işitme cihazı ile amplifikasyonunda ses hortumu deformasyonuna bağlı kayıpların önlenmesi amacı ile ses hortumunun kulak kalıbına yerleştirilmesinin özenle yapılması ve sıcaklık, ultraviyole gibi dış fiziksel etkenlerden kolaylıkla etkilendiği bilinen polivinilklorid yapıdaki ses hortumlarının belli aralıklarla kontrolüne ve gereğinde değiştirilmesine dikkat edilmelidir.
Introduction: In this research, it was aimed to evaluate the effect of deformation of tubes over time on gained advantage from the hearing aid. Materials and Method: We included a total of 20 patients aged 56 to 86 years who had symmetric bilateral sensorineural hearing loss increasing towards higher frequencies due to presbyacusis. Results: Free field measurements performed with new and old standard ear mold tubes revealed statistically significant improvements in hearing thresholds at 2000 Hz and 4000 Hz, and discrimination scores. In probe tube microphone measurements, statistically significant gains were determined at 1600, 2000, 2500, 4000 and 6000 Hz. Correlations were found between duration of use of ear mold tubes and both the increases at 2000 Hz and 4000 Hz in free field measurements with hearing aids with old and new tubes and the increases above 2000 Hz in probe microphone measurements. Conclusion: Ear mold tube deformation in digital behind the ear hearing aids appears to cause loss of advantage which is more pronounced in higher frequencies. To avoid loss of amplification caused by deformation of ear mold tubes in patients using hearing aids who have sensorineural hearing loss in high frequencies as in presbyacusis, ear mold tubes should be carefully fitted and polyvinyl chloride ear mold tubes known to be easily affected by external physical factors such as temperature and ultraviolet light should be controlled periodically and renewed if necessary.