6. Uluslararası Tıp ve Sağlık Bilimlerinde Yenilikçi Yaklaşımlar Kongresi , İstanbul, Turkey, 28 June 2025, vol.1, no.6, pp.122-132, (Full Text)
Bireye yönelik özgün ve kapsamlı bakım uygulamalarının etkili bir şekilde değerlendirilebilmesi, ancak standart bir dilin kullanılmasıyla mümkün olmaktadır. Bu çalışmada, hiponatremi tanısı alan Türkmen kökenli bir kadına sunulan hemşirelik bakım süreci, Madeleine Leininger’in Transkültürel Hemşirelik Kuramı ile Betty Neuman’ın Sistem Modeli doğrultusunda değerlendirilmiştir. Leininger’in Gündoğumu Modeli, bireyin kültürel yapısını oluşturan sosyal, dini, eğitimsel ve ailevi unsurlar üzerinden analiz edilerek kültüre duyarlı bakım sağlanmasına olanak tanımıştır. Aynı zamanda, Neuman’ın modeline göre bireyin stresörlere verdiği yanıtlar değerlendirilerek birincil, ikincil ve üçüncül koruma düzeylerinde hemşirelik müdahaleleri planlanmıştır. Bu yaklaşımla, hastanın fiziksel, psikolojik, sosyokültürel ve spiritüel yönleri bütüncül biçimde ele alınmıştır. Veriler, görüşmeler, gözlem, hasta dosyaları ve Sosyal ve Kültürel Uyum Ölçeği ile toplanmış, elde edilen bulgular modeller doğrultusunda analiz edilmiştir. Kültürel olarak anlamlı bulunan sağlık inançları, hemşirelik girişimlerine entegre edilerek hasta ile etkili bir iletişim kurulmuştur. Geliştirilen bakım planı NANDA hemşirelik tanıları, NIC girişimleri ve NOC sonuçlarına göre yapılandırılmıştır. Model temelli bakım süreci, hastanın tedaviye uyumunu ve genel iyilik hâlini olumlu yönde etkilemiştir. Leininger modeli ile kültürel hassasiyet gözetilirken, Neuman modeli sayesinde hastanın stresle baş etme kapasitesi sistematik olarak desteklenmiştir. Uygulamada, bireyin kültürel kimliğine saygı gösterilmesi ve stres kaynaklarının erken tanılanması hemşirelik bakım kalitesini artırmıştır. Hemşirelik süreci kapsamında öncelikli tanılar arasında sıvı-elektrolit dengesizliği, anksiyete ve kültürel farklılıklar nedeniyle iletişim güçlüğü yer almıştır. Hemşirenin kültürel farkındalığı ve stres yönetimindeki rehberliği, bireyselleştirilmiş ve etkili bir bakım sunulmasına imkân tanımıştır. Sonuç olarak, Leininger ve Neuman modelleri birlikte kullanıldığında hem kültürel hem de sistemsel faktörler bütüncül biçimde ele alınabilmekte, böylece bireye özgü ve etkili hemşirelik bakımı sunulabilmektedir.