TEK MERKEZLİ TÜRK KOHORTUNDA PSA TEK BAŞINA YETERLİ Mİ? PROSTAT KANSERİ VE KLİNİK OLARAK ANLAMLI PROSTAT KANSERİNİN ÖNGÖRÜLMESİNDE PSA DANSİTESİNİN KATKISI


Sultanı Afghan M., Taşpınar M. Ş., Ekinci A., Güdük E., Sarı S., Selmi V., ...Daha Fazla

Bozok Tıp Dergisi, cilt.16, sa.3, ss.9-10, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 16 Sayı: 3
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.16919/bozoktip.2002236
  • Dergi Adı: Bozok Tıp Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.9-10
  • Yozgat Bozok Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Bu çalışmada, prostat biyopsisi uygulanan hastalarda serum total prostat spesifik antijeni (PSA) ileprostat spesifik antijen dansitesinin (PSAD), prostat kanseri ve klinik olarak anlamlı prostat kanserini (csPCa) öngörmedeki tanısal performanslarının karşılaştırılması ve tek merkezli Türk kohortunda özgü PSA alt gruplarına göre dinamik PSAD eşik değerlerinin belirlenmesi amaçlandı.Gereç ve Yöntemler: Ocak 2018-Ocak 2026 tarihleri arasında prostat biyopsisi yapılan hastaların klinik, laboratuvar ve histopatolojik verileri retrospektif olarak değerlendirildi. PSAD, serum PSA düzeyinin prostat hacmine bölünmesiyle hesaplandı. ROC analizleri kullanılarak genel kohort ve PSA alt grupları için optimal PSAD eşik değerleri belirlendi.Bulgular: Çalışmada PSAD, prostat kanserinin saptanmasında iyi düzeyde tanısal doğruluk gösterirken (AUC=0,764), klinik olarak anlamlı prostat kanserini öngörmede daha yüksek performans sergiledi (AUC=0,812). Genel kohortta optimal PSAD eşik değeri prostat kanseri için 0,119 ng/mL/cc, csPCa için ise 0,132 ng/mL/cc olarak belirlendi. PSA düzeylerine göre yapılan alt grup analizlerinde optimal PSAD eşik değerlerinin PSA ile birlikte düzenli olarak arttığı; ≤4 ng/mL grubunda 0,089 ng/mL/cc iken >100 ng/mL grubunda 0,168 ng/mL/cc'ye ulaştığı saptandı. Buna paralel olarak duyarlılık, özgüllük ve AUC değerlerinde de kademeli artış izlendi.Sonuç: PSAD, özellikle klinik olarak anlamlı prostat kanserinin öngörülmesinde total PSA'dan daha başarılı bir biyobelirteç olarak değerlendirilebilir. Tüm hastalar için tek bir sabit PSAD eşik değeri yerine, PSA düzeyine göre belirlenen kişiselleştirilmiş dinamik eşik değerlerinin kullanılması tanısal doğruluğu artırabilir, gereksiz prostat biyopsilerini azaltabilir ve klinik karar verme sürecine önemli katkı sağlayabilir. Bu bulgular, Türk kohortunda biyopsi stratejilerinin optimize edilmesine yönelik değerli kanıtlar sunmaktadır.