Spor Bilimleri ve Farklı Disiplinlerde Öğrenim Gören Üniversite Öğrencilerinin Kişisel Sorumluluk Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
17. Ulusal Spor Bilimleri Öğrenci Kongresi, Yozgat, Türkiye, 12 - 14 Mayıs 2026, ss.90-93, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Yozgat
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.90-93
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Yozgat Bozok Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Özet: Okullarda kazandırılması gereken en temel 21. yüzyıl becerilerinden biri olan kişisel sorumluluk; bireyin zihinsel bir farkındalığa (sorumluluk bilinci) sahip olmasının yanı sıra, bunu gündelik hayatta eyleme dökmesini (sorumlu davranışsal eğilim) de içermektedir. Üniversite dönemi, öğrencilerin aileden bağımsızlaşarak özerk kararlar aldığı ve kişisel sorumluluk bilincinin kalıcı hale geldiği kritik bir evredir. Bu araştırmanın amacı; üniversite öğrencilerinin genel kişisel sorumluluk düzeylerini ve alt boyutlarını, serbest zaman alışkanlıkları, gönüllülük, kulüp üyeliği, fakülte ve çeşitli sosyo-demografik değişkenler açısından inceleyerek literatürdeki boşluğu doldurmaktır. Yöntem: Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli deseninde kurgulanan bu çalışmanın örneklemini, kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 206 (110 erkek, 96 kadın) üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" ve Koç vd. (2024) tarafından Türkçeye uyarlanan 12 maddelik "Kişisel Sorumluluk Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılarak betimsel istatistikler, Bağımsız Örneklemler T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Bulgular: Analiz sonuçlarına göre cinsiyet ve akademik not ortalaması, kişisel sorumluluk üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmamıştır. Ancak çalışmada çarpıcı bir bilişsel-davranışsal zıtlık bulunmuştur. Yaş, sınıf düzeyi ve ailenin aylık geliri (35.000 TL ve üzeri) arttıkça öğrencilerin zihinsel "Sorumluluk Bilinci" artarken, kurala uyma ve hatayı kabul etmeyi ölçen "Sorumlu Davranışsal Eğilim" puanları anlamlı düzeyde düşmüştür. Benzer şekilde, ders dışı sosyal etkinliklere çok katılan, gönüllülük faaliyetlerinde bulunan ve öğrenci kulüplerine üye olan öğrencilerin bilişsel sorumluluk düzeyleri yüksek çıkarken; hiçbir kulübe üye olmayan, gönüllülüğe katılmayan ve içe dönük öğrencilerin eylemsel sorumluluk düzeylerinin çok daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca günde 4 saatten fazla sosyal medya kullanımının eylemsel sorumluluğu dramatik bir şekilde düşürdüğü görülmüştür. Tartışma ve Sonuç: Araştırma, üniversite gençliğinde net bir "Söylem ve Eylem Paradoksu" olduğunu kanıtlamaktadır. Öğrenciler sorumluluğu teorikte yüksek bir erdem olarak sahiplenmekte ve prososyal etkinlikleri (kulüp, gönüllülük) bir statü/vitrin olarak kullanmaktadır; ancak iş kurallara sıkı sıkıya uymaya geldiğinde eylemsel olarak yetersiz kalmaktadır. Pratik hayattaki gerçek sorumluluğu; yaşı küçük olan, dar gelirli ve sosyal ortamlarda daha az aktif olan itaatkâr öğrencilerin sırtlandığı anlaşılmaktadır. Öneriler: Bulgular doğrultusunda, üniversitelerdeki öğrenci toplulukları ve gönüllülük projelerinin salt gösteriş etkinliklerinden çıkarılarak, kurallara uyulan ve pratik sorumluluk alınan "proje tabanlı" uygulamalara dönüştürülmesi önerilmektedir. Kariyer merkezlerinin sosyal-duyuşsal atölyeler düzenlemesi, ailelerin çocuklara dijital özdenetim kazandırması ve gelecek çalışmalarda bu paradoksun nitel araştırmalarla derinlemesine incelenmesi tavsiye edilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Kişisel Sorumluluk, Söylem ve Eylem Paradoksu, Serbest Zaman Yönetimi, Gönüllülük, Üniversite Öğrencileri.