Üç Boyutlu Özgürlükten Adil Fırsata: T. H. Green ve David O. Brink
Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, sa.30, ss.117-131, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.51553/bozifder.1955364
- Dergi Adı: Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM), European Reference Index for the Humanities and Social Science (ERIH PLUS)
- Sayfa Sayıları: ss.117-131
- Yozgat Bozok Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu makale, T. H. Green’in üçlü özgürlük anlayışı ile David O. Brink’in adil fırsat odaklı ahlaki
sorumluluk kuramı arasındaki yapısal ilişkiyi incelemekte ve Green’in modelinin izlerinin
Brink’in kuramının kavramsal mimarisinde görülebileceğini öne sürmektedir. Green’in
anlayışı, Kant’ın özgürlük anlayışıyla eleştirel bir diyalogdan doğmakta ve Sidgwick’in Kant’ın
yanlış yapmanın hem özgür hem de sorumlu olabileceğini yeterince açıklayamadığına ilişkin
itirazına yanıt vermektedir. Green, ahlaki özgürlüğü nedenlere duyarlılığın doğru kullanımıyla
değil bu kapasitenin kendisiyle özdeşleştirerek Kantçı özgürlüğün özünü savunmakta ve temel
zafiyetini gidermektedir. Green üç özgürlük boyutunu birbirinden ayırt eder: dışsal zorlamanın
yokluğu olarak hukuki özgürlük; sorumluluğu temellendiren nedenlere duyarlılık kapasitesi
olarak ahlaki özgürlük; bu kapasitenin öz-gerçekleştirme ve ortak iyinin peşinde erdemli
biçimde hayata geçirilmesi olarak gerçek ya da mükemmel özgürlük. Bu üç boyut birbirinin
rakibi değil, ahlaki kişiliğin tam anlamıyla gerçekleşmesinin birbirini tamamlayan koşullarıdır.
Green’in mükemmel özgürlük anlayışı, öz-gerçekleştirme ve ortak iyiye yaptığı vurguyla belirgin bir dinî boyut da taşımakta; insan doğası, ilahi adalet ve ahlaki hesap verebilirliğe
ilişkin soruları ele alarak üçlü modelini din felsefesinin daha geniş kaygıları içine
yerleştirmektedir. Berlin’in eleştirisi Green’in pozitif özgürlüğünü otoriter meşrulaştırmalara
tehlikeli ölçüde yakın bulurken Weinstein, Simhony ve Dimova-Cookson farklı yeniden
yapılandırmalar sunar; bu makale ise Brink’in Green’in çerçevesini Kantçı gelenek içinde
yeniden yapılandırmasını hareket noktası olarak alır. Makale, Brink’in iki merkezi koşulunun,
normatif yetkinlik ve durumsal kontrolün, Green’in ahlaki ve hukuki özgürlüğüyle yapısal ve
özsel bir karşılıklılık taşıdığını göstermektedir. Bunun yanı sıra mükemmel özgürlüğün
Brink’in kuramında bir sorumluluk koşulu değil, hesap verebilirlik eşiğinin ötesinde yer alan
sorumluluk-sonrası bir ahlaki mükemmellik ideali olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır.
Son olarak Brink’in Kant ve Darwall ile diyalog içinde geliştirdiği saygı ve takdir ayrımının
ahlaki özgürlük ile mükemmel özgürlük arasındaki farkla yakın bir yapısal benzerlik taşıdığı
gösterilmektedir. Bu yapısal karşılıklılıklar, iki düşünür arasında yalnızca tarihsel değil
kavramsal düzeyde de işleyen felsefi açıdan anlamlı bir sürekliliği yansıtmaktadır.
This article examines the structural relationship between T. H. Green’s tripartite conception of
freedom and David O. Brink’s fair opportunity account of moral responsibility, arguing that the
traces of Green’s model can be discerned in the conceptual architecture of Brink’s account.
Green’s conception emerges from a critical engagement with Kant’s account of freedom and
responds to Sidgwick’s objection that Kant cannot adequately explain how wrongdoing can be
both free and responsible. By identifying moral freedom with the capacity for reasons-
responsiveness rather than with its proper exercise, Green defends the spirit of Kantian freedom
while addressing its principal weakness. Green distinguishes three dimensions of freedom:
juridical freedom as the absence of external coercion; moral freedom as the capacity for
reasons-responsiveness that grounds responsibility; and real or perfect freedom as the virtuous
actualization of that capacity in pursuit of self-realization and the common good. These three
dimensions are not rivals but complementary conditions for the full realization of moral
personality. Green’s account of perfect freedom, with its emphasis on self-realization and the
common good, also carries a distinctly religious dimension, addressing questions about human
nature, divine justice, and moral accountability that situate his tripartite model within the
broader concerns of the philosophy of religion. While Berlin’s critique reads Green’s positive
freedom as dangerously close to authoritarian justification, and while Weinstein, Simhony, and
Dimova-Cookson offer divergent reconstructions of Green’s account, this article takes as its
starting point Brink’s reconstruction of Green’s framework within the Kantian tradition. The
article shows how Brink’s two central conditions, normative competence and situational
control, correspond structurally and substantively to Green’s moral and juridical freedom. It
further demonstrates that perfect freedom functions in Brink’s account not as a condition of
responsibility but as a post-responsibility ideal of moral excellence that lies beyond the
threshold of accountability. Finally, the respect and esteem distinction that Brink develops in
dialogue with Kant and Darwall is shown to parallel the difference between moral and perfect
freedom. These structural correspondences reflect a philosophically significant continuity
between the two thinkers, one that operates not merely at the historical but at the conceptual
level.