Ailevi akdeniz ateşi olgularında serum 25 hidroksi d vitamin düzeyi, epikardiyal yağ doku ve kardiyak riskin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yozgat Bozok Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA KOZAN

Danışman: ZEYNEP TUĞBA OZAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ilevi akdeniz ateşi (AAA ); ataklar halinde gelen ve atak dönemlerinde seröz zarların inflamasyonu ve ateş ile karakterize otoimmun, kalıtsal bir hastalıktır. Yapılan birçok çalışmada; AAA'nde anormal kardiyovasküler etkilenmeyi ile ilgili çelişkili sonuçlar elde edilmiştir. Genel kanı otoimmun hastalıklarda kardiyovasküler riskin arttığı yönündedir. Epikardiyal yağ dokusu, arteryel sertliğe işaret eden nabız dalga hızı ve aynı zamanda D vitamini literatürde kardiyovasküler risk ile ilişkilendirilmektedir. Biz bu çalışmamızda; AAA hastalarında epikardiyal yağ doku kalınlığını,nabız dalga hızını ölçerek ve aynı zamanda D vitamini eksikliğini saptayarak hastalığın olası kardiyovaskuler etkilerini değerlendirmeyi amaçladık. Çalışmaya, 1 Kasım 2015 ile 31 Mayıs 2016 tarihleri arasında Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi İç hastalıları Anabilim Dalı polikliniklerine başvuran ve çalışma kriterlerine uyan, 18-70 yaş aralığında, ardışık 65 AAA hastası ve 38 kişiden oluşan kontrol grubudahil edildi. Hastaların demografik ve klinik verileri alındıktan sonra D vitamini düzeyini de içeren biyokimyasal analizleri yapıldı. Epikardiyalyağ dokusu kalınlığı ekokardiyogarfik inceleme ile, nabız dalga hızı ölçümü ise SphygmoCor cihazı kullanılarak saptandı. Tüm veriler SPSS programına girilerek istatistiki değerlendirmeler yapıldı. Toplam 103 bireyin dahil edildiği çalışmada; AAA grubu ve kontrol grubu kendi aralarında kıyaslandığında; demografik ve klinik veriler değerlendirildiğinde; yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, kan basıncı düzeyleri, kronik hastalık açısından anlamlılık saptanmadı (p>0.05). Biyokimyasal analizde her iki grup arasında glukoz düzeyi, lipid profili, kreatinin, karaciğer fonksiyon testleri, kalsiyum, fosfor, parathormon düzeyleri açısından anlamlı fark saptanmaz iken (p>0.05); CRP düzeyleri ve D vitamini düzeylerindeki fark istatistiki olarak anlamlı bulundu (p=0.001, p=0.01 sırası ile). AAA grubunda CRP düzeyleri yüksek saptanırken, D vitamini düzeyleri düşük saptandı. Ekokardiyografi ile değerlendirilen epikardiyal yağ dokusu ve SphygmoCor cihazı kullanılarak saptanan nabız dalga hızı AAA grubunda istatistiki olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.001). Sonuç olarak; AAA tanılı hastalar kardiyovasküler sistem komplikasyonları açısından risk altındadırlar. Ekokardiyografi; AAA'nın kardiyak fonksiyonlar üzerine olan etkisini erken dönemde göstermede oldukça değerli bir yöntemdir. Bu nedenle AAA hastalarında kardiyak fonksiyonların standart ekokardiyografik değerlendirmesi erken tanı ve erken tedavisi açısından oldukça önemlidir. Ailesel Akdeniz Ateşi hastalarında kardiyak otonom tonisite tutulumu ve arteryel sertlikte bozulma olabileceğinden bu hastalar bir bütün olarak ele alınmalı ve belirli aralıklarla arteryel sertlik indeksleri değerlendirilmelidir. Ayrıca AAA hastalarında D vitamini eksikliğinin hastalığın oluşumunda, şiddetinde ve takibinde önemli olabileceği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Ailevi Akdeniz Ateşi; 25-OH D Vitamini; Epikardiyal Yağ Dokusu; Nabız Dalga Hızı