Kas iskelet sistemi sorunları nedeniyle fizyoterapi alan hastalarda yaşam doyumu ve ruhsal sorunlar
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yozgat Bozok Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OSMAN SERHAT KARAKOÇ
Danışman: Mahmut Kılıç
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırma, fizik tedavi merkezlerine başvuran bireylerde yaşam doyumu düzeyi ile ruhsal sağlık durumu arasındaki ilişkiyi ve bunları etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yürütülmüştür. Tanımlayıcı ve kesitsel analitik türde yürütülen araştırmaya, Yozgat il merkezinde bulunan iki hastanede fizyoterapi gören 18 yaş üzeri toplam 331 birey katılmıştır. Veriler; sosyo-demografik bilgi formu, Genel Sağlık Anketi (GSA-12), Yaşam Doyumu Ölçeği – Yetişkin Formu (YDÖ-Y), Günlük Yaşam Aktiviteleri (GYA) Ölçeği ve VAS (Visual Analog Skala) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde parametrik olmayan testler, Spearman korelasyon ve multinominal lojistik regresyon (MLR) kullanılmıştır. Katılımcıların çoğu kadın (%61,6), daha çok 40-49 (%23,3) ve 50-59 (%22,7) yaş aralıklarında, %78,2'si evli ve %36,3'ü üniversite mezunudur. Katılımcıların yarısından fazlası orta düzeyde ağrı (%50,5) ve orta düzeyde sağlık durumu (%51,4) bildirmiştir. Çalışmaya katılanların %27,5'i düşük, %29,6'sı orta ve %42,9'u yüksek düzeyde ruhsal belirti puanına sahiptir. MLR analizine göre, yaşam doyumunun azalması, günlük yaşam aktivitelerinde zorluklar yaşamanın artması, sağlık durumunu olumsuz algılama ve herhangi bir işte çalışmamak yüksek düzeyde ruhsal belirti gösterme olasılığını belirleyen önemli faktörler olarak tespit edilmiştir. Ruhsal sağlık düzeyleri, fizyoterapinin uygulandığı vücut bölgesi, daha önce fizyoterapi alma durumu, ağrı düzeyi ve diğer demografik faktörlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Sonuçlar, bireylerin yaşam doyumu ve ruhsal sağlık durumlarının birbirleriyle yakından ilişkili olduğunu ve özellikle sağlık algısının güçlü bir yordayıcı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgular doğrultusunda, fizyoterapi sürecinde bireylerin psikososyal özelliklerinin değerlendirilmesi ve bütüncül müdahalelerin planlanması önerilmektedir.