Kampüs Morfolojisinde Yaya Hareketliliğinin Analizinde Çoklu Yönteme Dayalı Model Uygulaması: Yozgat Bozok Üniversitesi Merkez Kampüsü Örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yozgat Bozok Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEYDA ALTIN

Danışman: Begüm Demiroğlu İzgi

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, "Yozgat Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kampüsü'nün morfolojik yapısı kullanıcıların yön bulma davranışlarını ve mekânsal algısını nasıl etkiler?" sorusuna yanıt aramaktadır. Kuramsal çerçevesini, Henri Lefebvre'in üçlü mekân kuramı ile Kevin Lynch'in kent imgesi modelinin bir arada okunması oluşturmaktadır. Çalışmanın özgünlüğü, Mekân Dizimi, KSD, bilişsel haritalar ve Unity tabanlı dijital simülasyondan elde edilen ısı haritalarını aynı analitik düzende buluşturarak "tasarlanan, algılanan ve yaşanan" mekân katmanlarını eşzamanlı ölçmesinden kaynaklanmaktadır. Başlangıçta iki karşıt hipotez öne sürülmüştür: H₀, yüksek entegrasyon ve bağlantısallık değerlerine sahip akslar ile kullanıcıların fiilî rotaları arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığını; H₁ ise söz konusu aksların hem dijital simülasyonda kaydedilen yaya güzergâhlarıyla hem de bilişsel haritalarda ortaya çıkan yönelim yapılarıyla örtüştüğünü varsaymıştır. Analizler, yemekhane–kütüphane–kongre aksının hem en yüksek entegrasyonu (ort. 2,21) hem de en yoğun yaya trafiğini (%38) ürettiğini ortaya koyarak H₁'i (Araştırma Hipotezi) desteklemiş, H₀'ı (Sıfır Hipotezi) geçersiz kılmıştır. Ayrıca, KSD sonuçları yön bulmanın genel olarak "orta düzeyde kolay" algılandığını, ancak barınma–akademik bağlantı eksikliği, gece aydınlatması ve güvenlik kaygılarının memnuniyeti düşürdüğünü göstermiştir. Bulgular, kampüsün potansiyelinin kullanıcı tercihleriyle geniş ölçüde örtüştüğünü kanıtlamakta; yaya altyapısının güçlendirilmesi, mikromobilite geliştirilmesi ve düşük entegrasyonlu bölgelerde sosyal çekim odakları oluşturulması gibi veri temelli tasarım önerilerine temel oluşturmaktadır. Tek dönemlik veri toplama ve öğrenci ağırlıklı örneklem genellenebilirliği sınırlasa da önerilen metodoloji, sürdürülebilir ve kullanıcı odaklı yerleşke tasarımına ilişkin literatüre özgün bir katkı sağlamaktadır.